Anksiyete Tedavisi Yöntemi

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi Yöntemlerinden bahsetmek istedim. Konuyla ilgili olarak alanında uzman profesyonel hizmet almak üzere doktora başvurmanız, yararınıza olacaktır.

Anksiyete Nedir? Anksiyeteyle Baş Etmenin Yolları

Anksiyete, yani bildiğimiz bir diğer ifadeyle kaygı bozukluğu zaman zaman hepimizin yaşayabildiği psikolojik temelli sorunlardan biridir. Özellikle kaygının aşırı hal aldığı durumlarda ortaya çıkan anksiyeteyi yenmek için bireyin çabası ve uzman desteği bir arada sürdürülebilir. Bu yazımızda, anksiyetenin yaygın semptomlarının yanı sıra doğal olarak nasıl azaltılabileceğini ve ne zaman profesyonel yardıma başvurulması gerektiğine değiniyor olacağız.

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi
Anksiyete 

Anksiyete Nedir?

Anksiyete; temel olarak bireyin korku, kaygı ve endişe duygularıyla baş edemediği durumlarda verdiği kontrol dışı tepkiler ile karakterize olan psikolojik bir sorundur. Günlük yaşamımızda zaman zaman kaygı yaşamamız olağandır. Ancak bu kaygı düzeyi belli bir sınırın üstünde ise ve özellikle gündelik yaşamı olumsuz etkileyebilecek boyutta ise anksiyeteden şüphe etmek gerekir.

Anksiyetenin Semptomları Nelerdir?

Anksiyeteyi yenme konusunda bilinçlenmek için öncelikle kaygı bozukluğunun yol açtığı semptomları bilmek önemlidir. Eğer yaşadığınız kaygının olağan düzeyde olup olmadığını merak ediyorsanız, çeşitli anksiyete semptomlarına göz atabilir ve bu belirtilerin sizdeki yoğunluğuna göre uzman desteğine başvurabilirsiniz.

Kaygı bozukluğunun ortaya çıkardığı bazı göstergeler şunlardır:


  • Kişinin kendini devamlı panik ve huzursuzluk halinde hissetmesi
  • Ağız kuruluğu, nefes darlığı ve kalp atışında hızlanma gibi çeşitli fiziksel belirtiler yaşanması
  • Ellerde titreme, aşırı terleme ve hazımsızlık sorunları
  • Devamlı kötü bir şey olacağına dair endişeli duygular
  • Kaygıya sebep olduğu düşünülen unsurlardan kaçınma davranışı
  • Farklı boyuttlarda ortaya çıkabilen uyku sorunları

Bazı Anksiyete Bozuklukları Nelerdir?

Her birimizin bugüne taşınan bir öyküsü olduğu gibi; yaşadığımız kaygı durumlarının dışa vurum şekli de farklı birer öykü olarak tanımlanabilir. Anksiyete bozuklukları konusunda çok sayıda alt türden söz etmek mümkündür.


Günümüzde anksiyete bozuklukları toplam birkaç farklı alt türde değerlendirilir. Bunlar obsesif kompulsif bozukluklar, fobiler, sosyal kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu olarak tanımlanır.

Anksiyeteniz Ne Zaman Zarar Verici Boyuta Gelir?

Anksiyete, bazı durumlarda yaşanan doğal kaygı süreçlerinden ayırt edilmelidir. Yaşamımızda çeşitli stres kaynaklarıyla karşılaşmamız ve endişe tepkisi vermemiz olağandır. Ancak anksiyetenin varlığı mevcut kaygı boyutunun aşırı bir hal aldığını gösterir ve bu durumda ilerlemesini beklemeden desteğe başvurulması önemlidir. Kaygının doğal süreçleri aşarak yoğun bir hal alması ve günlük yaşamı olumsuz etkilemesi durumunda anksiyetenin zararlarından söz etmek olasıdır.

Anksiyetinizin Üstesinden Gelmeniz İçin 9 İpucu

Anksiyetenin üstesinden gelme noktasında profesyonel destek almanın yanında atılabilecek önemli adımlar vardır.

Yaşadığınız kaygı bozukluğundan kurtulmak istiyor ve bunun için alabileceğiniz önlemleri merak ediyorsanız aşağıda anksiyetenin üstesinden gelmenize destek olacak 9 ipucunu değerlendirebilirsiniz.

Fiziksel Olarak Aktif Olun

İnsanoğlu olarak tamamen fiziksel harekete yönelik bir yapıya sahibiz. Binlerce yıldır taşıdığımız ve atalarımızdan miras aldığımız genetik yapı, egzersiz ve fiziksel hareketliliğin önemini kanıtlar nitelikte. Bu yapıya aykırı davrandığımız yani yeterli hareket etmediğimiz durumlarda hem psikolojik hem de fizyolojik bir tepki olarak anksiyete ve benzeri sorunlar yaşayabiliyoruz. O halde fiziksel aktivitenin ve ilgilenebilecek bir spor dalının anksiyeteyi yenme noktasında ciddi faydaları olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Alkol Tüketimini Kısıtlayın

Alkol tüketimi anksiyete sorunu yaşayan kişilerin çok dikkatli olması gereken konulardan biridir. Üzerinde durulması gereken ilk konu; alkolün beyni etkileyici yapısı nedeniyle anksiyete atağı gibi durumları tetikleme ihtimalidir. Ayrıca bireyin kaygılarını sonlandırmak için çeşitli maddelere yönelmesi oldukça sağlıksız bir duruma işaret ederek bağımlılık riskini dahi beraberinde getirebilir. Burada temel amaç anksiyetenin varlığından haberdar olduktan sonra yaşamı her açıdan iyileştirmeye gayret göstermek olmalıdır.

Sigara Tüketiminden Uzak Durun

Sigara tüketimi, anksiyete bozuklukları ile ilgili tetikleyici pek çok unsurdan biridir. İçeriğinde bulunan maddeler ve bağımlılık yapıcı etkisi nedeniyle sigara kaygı bozukluğunu daha da şiddetlendirebilecek olumsuz bir alışkanlıktır. Bu nedenle anksiyeteyi yenmek için sigara tüketiminden uzak durabilir ve temiz havada yürüyüş yapmak gibi yeni etkinliklere yer açabilirsiniz.

Kafein Alımında Günlük Önerilen Dozu Geçmeyin

Kafein alımı her ne kadar sigara ve alkol gibi tehlikeli görünmese de anksiyete açısından önemli bir tetikleyicidir. Özellikle önerilen dozun üzerindeki kafein tüketimi kaygı bozukluğunu arttırabilecek bir unsur olarak karşımıza çıkar.

Başta kahve, çay ve kakao gibi maddelerin içinde bulunan ve beyin kimyasallarını etkileme kapasitesine sahip bir içerik olarak öne çıkan kafein, tüketimi kararında sağlandığında zararlı olmayacaktır.

Yine de ciddi boyutta anksiyete yaşadığınızı düşünüyorsanız kafein tüketimine bir müddet ara verebilirsiniz. Herhangi bir rahatsızlığı olmayan kişiler için önerilen günlük kafein miktarı 400 mg civarındadır ve bu sınıra sadık kalarak anksiyete belirtilerini hafifletebilirsiniz.

Uyku Düzeninizi Sağlayın

Anksiyete sıklıkla uyku problemleriyle ilişkilendirilir. Aşırı endişe ve kaygı, uykuya dalmayı zorlaştırır. Bir döngü olarak, uyku yoksunluğu da kaygıyı kötüleştirebilir.


Belli bir konuda yoğun kaygı yaşıyor olabilirsiniz; mümkün olduğu kadar düzenli uyumaya çalışmak ve uykunuzda ciddi sorunlar varsa destek almak, anksiyeteyi yenme konusunda fayda sağlayacaktır.

Beslenme Düzeninize Önem Verin

Düzenli, sağlıklı ve kararında uygulanan bir beslenme alışkanlığı; vücuttaki belirli değerlerin normal sınırlarda ilerlemesi ve psikolojimizin daha olumlu olmasına katkı sağlayacaktır.

Bu açıdan güne kahvaltısız başlamak, hazır gıdalarla beslenmek ve düzensiz yemek yemek gibi belirli olumsuz alışkanlıkların yerine daha yararlı bir beslenme planı oluşturabilirsiniz. Özellikle kaygı bozukluğu gibi psikolojiyi ciddi anlamda etkileyen bir sorunun varlığında faydalı yiyeceklerin bulunduğu güzel bir kahvaltı ile güne başlayabilir ve sağlıklı gıdalarla yeme düzeninizi kurabilirsiniz.

Bunaldığınız Zamanlarda Kısa Bir Yürüyüşe Çıkın

Bazen yaşamımızdaki kaygılar bize içinden çıkılamaz görünen bir durumdaymış illüzyonu yaşatabilir. Böyle durumlarda ve herhangi bir şekilde bunaldığınız anda kısa yürüyüşlere çıkmak sandığınızdan çok daha iyi gelecektir. Öncelikle içinde bulunduğunuz karamsar ve kaygı dolu ruh halinin dağılmasına ve mevcut duruma daha tarafsız bakmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca bazen yaşadığınız kaygının kaynağı, iç dünyanızla yeterli bağı kurmamanız olabilir.

Kimi zaman dış dünyanın koşturmacası ve sorumluluklarına o kadar ciddi boyutta odaklanıyoruz ki kendimize ayıracak vaktimiz kalmıyor. Tüm bunların üstesinden gelmek ve anksiyete konusunda bir adım önde olmak için kötü hissettiğiniz anlarda, açık havada kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Düşüncelerinizi Kâğıda Dökün

Mevcut düşünceleri kâğıda dökmek özellikle kaygı halinde olan bir zihin için zorlayıcı ve gereksiz görülebilir. Ancak işin gerçeği hiç de öyle değildir.

Düşünceleri kâğıda dökmek demek onları bir nevi somutlaştırmak ve zihninizden başka bir yere taşımak anlamına gelebilir. Somutlaştığı anda kaygı duyduğumuz unsurları farklı bir boyutta değerlendirme olanağına sahip olursunuz. Ayrıca anksiyetenin yapısı gereği zihninizden bir türlü uzaklaştıramadığınız fikirlerin bir aktivite ile dışarı dökülmesine yardımcı olursunuz.

Tüm bu etkileri nedeniyle yaşanan anksiyete durumunda düşüncelerin kâğıda aktarılması oldukça önemli ve faydalı bir etkinliktir.

Rahatlatıcı Müzikler Dinleyin

Müziğin yaşamımızdaki etkisi göz ardı edilemez boyuttadır. Özellikle kaygılı hissettiğimiz zamanlarda daha melankolik ve içe kapanık bir yapıya bürünmeye meyilli olsak da bu eğilimi devre dışı bırakmalıyız.

Sizi psikolojik olarak aşağı çekebilecek etkilere sahip olan müzikleri dinleme listenizden çıkarmanızı tavsiye ederiz. Bunun yerine rahatlatıcı müziklere yer verebilirsiniz. Hafif, aşırı gürültülü olmayan ve dinlediğinizde kendinizi iyi hissedebileceğiniz her melodi anksiyetenin üstesinden gelme noktasında yardımcıdır.

Kaynak:

Makalemizin kaynağı hidoctor sitesinden alınan bilgiler olup, daha fazla bilgi almak üzere hidoctor sitesini ziyaret edebilirsiniz.


------------------

Ak Web TR (ak.web.tr) | Google SEO (akblog.net)



Yorum Yap

Daha yeni Daha eski